Allah-u teala Kuran-i kerim’inde dünya hayatinin gelip- gecici oldugunu, ahiret hayatinin ise ebedi oldugunu haber vermis müminleri dünya hayatina baglanarak ebedi hayatlarini mahvetmekten sakindirmistir. Ayet-i Kerim’ede “ Sakin sizi dünya hayati aldatmasin.”(Fatir:5) buyruluyor. Dünya, ahireti kazanmak icin bir vasitadir, gaye degildir. Dünyanin cazip güzellikleri gelip gecici tat ve lezzetleri insani Allah yolundan alikoymamasi ve ahireti unutturmamasi gerekir. Onun icin aldanmaya, gönül baglamaya degmez.
Ebu zerr-i Gifari r.a den söyle rivayet edilmistir: Resulullah s.a.v Kabe’nin gölgesinde” Kabe’nin Rabbine yemin ederim ki onlar cok zarar da olanlardir.” Cümlesini tekrarlarken huzura vardim, yanina oturdum. “Aceba bu söz bana midir? diye türlü seyler geldi hatirima. Korktum. Fakat kendimi tutamayarak” Ya Rasulallah! Babam ve anam sana feda olsun, onlar kim? “ dedim. Dünyaligi cok olanlardir. Fakat bunlardan, söyle söyle fakirlere verenler müstesna.” buyurdu.(Buhari. Tecrid-i sarih:2070)
Demekki her zenginin ve hali vakti yerinde olanin, Fakir ve fukara’yi görüp-gözetmesi gerekiyor. Ayet-i Kerime’de” Onlarin mallarinda isteyenin ve mahrum olanin(iffetinden ve utancindan dolayi isteyemeyenin) belli bir hakki vardir.“(Mearic:24-25) buyruluyor. Ve bunu yaparken de, mutlaka onlarin incimemelerine dikkat etmek gerekiyor. Fakire, yetime, öksüze ve ihtiyac sahiplerine verilmeyen mal, bilinsinki, bu dünyada, zulüm ve zilletttir, ahirette ise cehenneme girmeye sebeptir. Hadis-i serif’te” Dünyanin helali hesap, harami azaptir.” buyruluyor (Beyhaki)
Cogu zaman yüz seneyi bile gecmeyen dünya hayati ile, sonsuzlugu tasavvur olunmayan ahiret hayati karsilastirilirsa, önem dereceleri kendiliginden ortaya cikar. Dünyaya ancak bir ahiret tarlasi oldugu icin, ahireti kazanma yeri oldugu icin deger verilir. Bu gaye icin kullanildigi zaman, insana bir gemi olur, suyun üstünde yüzdürür. Gayesi haricinde kullanirsa cehennemin dibine indirir.
Islam Dini dilenciligi hos görmedigi gibi, ihtiyacindan dolayi istemek mecburiyetinde kalan fakir ve yoksullari eli bos cevirmeyi de tasvip etmemistir. Hadis-i Serif’te” Fakir ve miskinleri seviniz ve onlarin meclislerinde oturunuz:” buyruluyor. (Beyhaki) Hangi birimiz, hangi yoksul ve miskinin sofrasinda oturuyor ve gönül alici sözler ve güler yüz ile muamele ediyoruz. Gercekten de, bizi hesaba cekmeden önce hesaba cekelim. Nereden geldik? görevimiz nedir? Ve nereye gidiyoruz?
Mevzuyu bir hadis-i Serif’le noktaliyorum” Verdigi seyi basa kalkanlarla Allah-u Teala’nin kiyamet günü konusmayacagini, rahmet nazariyla yüzlerine bakmayacagini, onlari temize cikarmayacagini” haber vermistir.(Müslim) Her imkani olan, bir imkani olmayana destek ciksa, destek cikan cenneti kazanmaya nail olur, yardim edilen de Mevlamizin ihsanina. Allah'imiz rizasina nail, Habibine dahil etsin, lutuf ve beraberliginden ayirmasin, Hersey gönlünüzce olsun…..