Yaz mevsimi geldi, tatil sezonu başladı. Artık bizde de memleket özlemi son fasıla erdi. Sağ olsunlar arkadaşlarda ne zaman geleceğimi soruyorlar. Mantar sezonunda beraber olmak dağda çadırda bir gece geçirmek, meşe közünde sucuk, mantar yapmak, çay demlemek özlemlerimiz arasında. Sabah namazından sonra çıkacağımız Alımpınar da kahvaltı, almak ise ayrı bir zevk.
Sıla-i Rahim’i unutmamak ve çocuklarımıza da unutturmamak gerekiyor. Bizlerin gelip gitmediği yerlere çocuklarımızın gelip – gitmesini beklemek sanırım anlamsız olsa gerek.
Memleket insanı olarak acaba bize düşen nedir, âcizane kanaatim:
* Düzenli olarak memlekete gitmek, yazı, bayramları memlekette geçirmeye çalışmak,
* Ailemizle uyumlu bir hayat yaşamak, geldiğimizde huzur içinde bulunmak,
* Askeri seviyede yaşayabileceğimiz mekânlarımızın bulunması,
* Akrabalarımızla diyalogları kesmeyip, çocuklarımızın da akrabalarımız tanımasını ve gidip gelmesini sağlamak,
* Arkadaşlarla iyi organizeler yapıp, birlikte vakit geçirmenin güzelliğini yaşamak ve yaşatmak,
* İmkanlarımız dahilinde çevremize maddi manevi yardımda bulunmak, onun manevi hazzını duymak.
* Okul arkadaşlarıyla bir araya gelerek, çocukluk günlerimize geri dönmek. (İnşallah Hayriye İlkokulundan 1979 mezunlarıyla pilav günü yapmak istiyoruz)
* Yaşlı akraba ve komşuları ziyaret etmek ve vefat edenlerden bir Fatiha’yı, Yasin’i eksik etmemek,
* Çevremizde okuyabilecek olan, imkânı zayıf öğrencilere sahip çıkmak, okumaları önemli mevkilere gelebilmeleri için ellimizden geleni yapmak,
* Köyümüzün düğün ve cenazelerinde mutlu ve acılı anlarında onlarla beraber olabilmek. Rasim ustanın (bilmem yaşıyor mu) Sivas ağırlamasında halaya durabilmek ve benzerlerini yapabilmek.
Dostlar gelin, pek çok alternatife rağmen hala en iyi alternatiflerin Köyümüz olduğunu bilip ona göre program yapalım. Ferdi’ninde dediği gibi “Hadi gelin köyümüze geri dönelim” vesselam.